GALERİ
Yayalar meydanlara

Taksim Meydanı'nda sanılanın aksine trafik tıkanıklığı yok, sıkışıklık meydana bağlanan yollarda oluyor. Trafiğin yer altına alınmasıyla bağlantı yolları yine tıkanmaya devam edecek; üstelik kuyruklanmalar etkisini...

 

Ulaşım uzmanı Prof. Dr. Haluk Gerçek'in İstanbul'un çözülemeyen trafiğini buharlaştırmak için bir önerisi var: 'Yollar azalsın, raylı sistem yayılsın, yayalar meydana çıksın'

Radikal Gazetesi / 02.09.2012

Yayalar meydanlara

Taksim'de trafiği yeraltına alacak tünelin ihalesi yeni tamamlandı. 
Kadıköy'de iki hafta önce ' Anadolu 'nun ilk metro'su açıldı,Haliç Metro Geçiş Köprüsü'nün inşaatı günbegün ilerliyor... 

İTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek'le gündemdeki projeleri konuştuk. Gerçek, bütün projeleri 'öncelik araçlarda değil insanlarda' bakış açısıyla değerlendiriyor, Taksim tünel projesi gibi araçlara öncelik tanıyan projeleri eleştiriyor. 
Gerçek'in trafiğin çözülmesi için getirdiği öneriyse son derece basit: 
buharlaştırın gitsin! 

-Taksim'deki trafik sorunu nasıl çözülür? 
-Taksim Meydanı'nda sanılanın aksine trafik tıkanıklığı yok, sıkışıklık meydana bağlanan yollarda oluyor. Trafiğin yer altına alınmasıyla bağlantı yolları yine tıkanmaya devam edecek; üstelik kuyruklanmalar etkisini yerin altında gösterecek. Meydanda, otomobil ve taksi trafiği dışında en fazla göze çarpan ulaşım aracı otobüsler. 
Taksim'de biten 38 otobüs hattı var; transit geçen hat sayısı ise 16. 
Bekleme yapan otobüsler meydanda önemli bir alanı işgal ediyorlar. 
Otobüslerin bekleme yapması değil, uygun ceplerde yolcu indirme bindirme yapması lazım. Haliç Köprü geçişinin tamamlanıp metro hattının Yenikapı'ya ve Marmaray Projesi'ne bağlanması ile şu anda Taksim'de biten ya da yolu Taksim'den geçen birçok otobüs hattına gerek kalmayacak ve bunlar seferden kaldırılacak. Çalışmaya devam edecek az sayıdaki hatta, otobüsler uygun biçimde düzenlenmiş ceplerde 
indirme- bindirme yapabilirler; böylece bekleme ve yığılma yapmadan çok az mekan kullanarak hizmete devam edebilirler. Taksim'deki bir başka sorun ise servis araçlarının yakın çevrede parklanması. Servis araçlarının bekleme yaptıkları yerler için başka çözümler geliştirilebilir; örneğin, meydandan daha uzak noktalarda uygun yerler gösterilebilir. Meydan bu unsurlardan arındırılırsa trafik sorunu önemli oranda çözülür. 

-Araç trafiğinin yeraltına alınması artık şehir plancılarının artık hiç tercih etmediği bir yöntem değil mi? Neden 2012'deİstanbul 'un en önemli kamusal mekanlarından birinde yapılan projede bu gündeme geliyor? 
-'Karayolcu' bir bakış açısıyla ilk akla gelen çözüm, motorlu araç trafiğini yerin altına alarak yayalardan ayırmak... Burada aslında yapılmak istenen araç trafiğini hızlı biçimde akıtmak. Yani öncelik yine araç trafiğine verilmiş oluyor. Bu çözüm yayalar için ciddi sıkıntı oluşturuyor, tünel için yapılan derin yarıklar, istinad duvarları tünellerin giriş çıkışlarında çirkin, büyük engeller oluşturuyor; insanlar karşıdan karşıya geçemiyor. Proje pahalılaşıyor; yeraltında trafik tıkanınca motorlu araçlardan çıkan salımlar için tünelin havalandırması gerekiyor. 

-Siz nasıl bir çözümden yanasınız? 
-Çağdaş kentlere baktığımızda bu tür projelerin yerin altında değil üstünde çözüldüğünü görüyoruz. Mümkün olan yerlerde otomobillere ayrılan mekanı planlı şekilde azaltmak lazım. 'Trafiğin buharlaşması' 
denilen bir kavram var. Buna göre motorlu araçlara ayrılan yolları planlı biçimde azaltınca sanıldığı gibi kaos yaşanmıyor, aksine trafik % 14-25 kadar azalıyor. İnsanlar güzergah değiştiriyor, örneğin gideceği yere Taksim üzerinden gitmiyor. Bazıları yolculuk saatlerini kaydırıyor, hatta zamanla otomobil kullanmak yerine toplu taşımaya geçiyor. Caddelerin, meydanların insanlara bu şekilde geri kazandırılması ile ilgili çok güzel örnekler var. Araç kullananların yeni duruma uyum sağlama potansiyelleri var. Birçok kentte, kent yöneticileri,tasarım ve planlama yapanlar, bu potansiyeli kullanıyorlar. Nasıl yolları genişletmek bir süre sonra kendi trafiğini yaratıp mevcut trafiği çoğaltıyorsa, bunun tersi de geçerli. 
Yol kapasitesini azaltıp, insanlara ayrılan mekanı planlı biçimde arttırdığınız zaman trafik de azalıyor. Trafiğe kapatılan alandan kaçan trafiğin başka yollara gitmesi beklenebilir; ama yapılan sayımlar, birçok uygulamada, yalnızca düzenleme yapılan meydanın yollarında değil, onun yakın çevresindeki yollarda da trafiğin azaldığını gösteriyor. 
Bir diğer yöntem de bu tür alanlara giren özel araçlardan para alınması...Örneğin, Londra'da kentin merkezindeki belirli bir bölgeye otomobil ile giriş paralı. Buna 'tıkanıklık fiyatlandırIlması' 
deniyor. Birçok kentte bu yöntem başarıyla uygulanıyor. Bunuİstanbul 'da uygulayacaksak akla ilk gelen yer Tarihi Yarımada elbette. 
Uygulamanının başarılı olabilmesi için önce toplu taşıma alternatiflerinin sağlanması önemli. 

-3 Eylül'de iki pilot bölgede sadece toplu taşıma araçlarının kullanacağı şerit uygulamasına başlanacağını öğrendik. Bu nasıl bir fikir? 
Basında bazı uzmanlar 'Bu uygulama otomobil trafiğini iyice tıkar' 
dedi. Bu bence karayolcu, yani otomobil odaklı bir bakış açısı. Toplu taşımaya öncelik veren bir yaklaşım olduğu için olumludur. Ancak, bütüncül bir yaklaşımla planlanması ve çok iyi denetlenmesi gerekli. 
Otobüs yolu uygulaması, daha önce, Taksim - Mecidiyeköy arasında denendi. Talep artınca duraklarda çok sayıda otobüs birikti, sistem tıkandı, Bütün bu ulaşım projelerini birbiriyle entegre şekilde planlamak lazım. Farkındaysanız konuştuğumuz bütün projeler hep noktasal. Bunların İstanbuldüzeyinde ulaşım planına oturması gerekli. 

Anadolu yakasının ilk metrosu iki hafta önce açıldı. Metroyla sınavımız nasıl gidiyor? 
-Ulaşım Ana Planı'nda 2023 yılı için 640 km raylı sistem hedefleniyor. 
Şu anda bütün raylı sistemimiz 100 km civarında. Kısacası metro ağının hızla yaygınlaştırılması ve tamamlanması lazım. Eğer bir yönde saatte 25-30 bin üzerinde yolculuk talebi varsa bunu otobüs ya da başka bir sistemle çözmek mümkün değil, ancak metro ile çözebilirsiniz. 
İstanbul 'un birçok yerinde bu talepler var. Yalnız metro planlamasının daha iyi yapılması gerekli. Taksim'de İstiklal Caddesinin başında bir metro çıkışı olabilirdi. Galatasaray 'a da bence bir istasyon yapılması gerekirdi, bu ilk planlarda vardı ama sonradan yapılmadı. Şişli İstasyonu Şişli Meydanı'nda değil örneğin, Cevahir'in önünde. Haliç Metro Geçiş Köprüsü'nde ise durum tam tersi. Burası kötü yapılmış bir başka yapı olarak tarihteki yerini alacak. Ulaşımcı olarak bu köprüye baktığımda en çok şaşırdığım şey ortasında istasyon olması. Dünyada başka bir örneğini bilmiyorum bu uygulamanın. Burada inen yolcular ya Azapkapı'ya ya Unkapanı'nya yürüyecek. Deniz ortasından geçen köprüde ortada istasyonun ulaşım açısından hiçbir işlevi yok. 

-Bu gibi projeler planlanırken süreç nasıl işliyor? 
-Proje bazında yönetimlere akıl veren birtakım insanlar var ortada. 
Eli çantalı bir adam gelip "Size şuralara havaray yapalım" 
diyebiliyor. Hiçbir plana uyulmuyor, bir bütünlük olmadan paranızı sağa sola saçıyorsunuz ve bir türlü sorun çözülmüyor. Bu gibi projelerin çok dikkatlı hazırlanması ve kamu tarafından tartışılması lazım. Burada ise proje ihale ediliyor, bir proje firmasına ya da konsorsiyumlara veriliyor onlar kendilerine göre tasarım yapıyor, sonra belediye onaylıyor. İlgili uzmanlar projeleri göremiyor bile. 

'Duble yolların yarısı tamirde' 
-Duble yollar ne durumda? 
Son 10 yılda 15.000 km bölünmüş (duble) yol yapıldı. Tatil için güneye gittim, bu yolların önemli bir kısmı tamirde, çatlamış, çökmüş... O kadar hızlı ve kötü yapıldı ki.. Yollar yine iki şeritten veriliyor. 
Şile yolu aynı durumda. Uyulması gereken mühendislik kurallarına göre yapılmadı çünkü. Adeta yeniden yapılıyor bu yollar şimdi. Bunlar hep kaynakların boşa harcanması demek. 

Üçüncü köprü projesi hakkında ne düşünüyorsunuz? 
3.köprü ulaşım projesi değil arazi geliştirme projesi. 1. ve 2. 
Köprüyü kullananların bu köprüyü kullanması pek mümkün değil, her köprü gibi kendi trafiğini yaratıyor. 3. Köprübağlantı yollarının çevresi kısa sürede yapılaşacak TEM ve 1. Köprüde olduğu gibi. 
Örneğin, Sultanbeyli ilçesi TEM'den önce yoktu. Aynı şey 3.Köprü'nün bağlantı yollarında da olacak, su havzaları, ormanlar betonlaşacak. 
Futurist Glen Heimstra'nın benzetmesi ile 'Trafiği çözmek için yol yapmak, obez birinin kendisini tedavi etmek için kemerini gevşetmesine benzer'. Baştan biraz rahatlıyosunuz ama kilo almaya devam ediyorsunuz. Yakında 4. Köprüden de söz eder hale geleceğiz... 

 



 
Taksimplatform.org © 2012. Tüm hakları saklıdır. powered by sinapsiletisim