GALERİ
Taksim’de herkes çukura düştü...

TARAF- SERKAN AYAZOĞLU - 03.05.2013

 
İstanbul’da yaşanan 1 Mayıs krizi, Taksim’i yayalaştırma tartışmalarını bir kez daha gündeme getirdi.
Uzmanlar, Taksim için sivil toplumdan gelen çağrılara kulak asmayan sendikalara tepkili...
 
Taksim'de yaşanan 1 Mayıs krizinin ardından sivil toplum kuruluşları ve
sendikalar sorumlunun iktidar olduğunun belirtirken uzmanlar Taksim
Projesi’ne karşı destek vermeyen sendikaların da Taksim’in 1 Mayıs
kutlamalarına kapanmasına zemin hazırladığını söylüyor.

Taksim’de önceki gün yaşanan olaylar ile ilgili bir açıklama yayınlayan
Taksim Platformu, milyonlarca insanın yaşadığı bir metropol olan
İstanbul’da insanların en temel hak ve özgürlüklerinden olan seyahat
özgürlüğünün devlet kanalı ve polis marifetiyle engellendiğini belirterek
şu ifadelere yer verdi: Kutlama yapmak isteyen insanlara şiddet uygulandı.
Tonlarca gaz sıkıldı. 1 Mayıs 2013’te adı konmadan bir sıkıyönetim
uygulaması gerçekleşti. Nasıl, Topçu Kışlası’nı ciddi çalışma sonucu
reddeden II. Koruma Kurulu’nun kararı ideolojik bulunduysa, emekçilerin
Taksim’de ifade istekleri de ideolojik bulundu. Asıl ideolojik davranan
merkeziyetçi ve otoriter devlet anlayışını değiştiremeyen idaredir.
Başbakan’ı ve onun emirlerini uygulayan kent yöneticilerini kınıyoruz.
Bugün Türkiye’ye, İstanbul’a, hepimize yazık oldu.”


Herkes işini yapsınBaşbakan’ı kendi görevini yapmaya, kent yöneticilerini
de halkın sesini dinlemeye çağıran metin şöyle devam ediyor: “Temel
ihtiyaçlar ideolojilerin önüne geçmiştir. Halk, öncelikle Gezi Parkı’nın
yok edilmemesini istemektedir. Hem şehrin kalbindeki nefes alma ve gezme
alanına sahip çıkmakta, hem de olası depremde toplanma alanı olan açık
alanın kalmasını istemektedir. Bu basit gerçekleri görünmez kılmaya
çalışan, tartışma zeminini insan hakları temelli olmaktan ideolojik
alanlara kaydırmak isteyen otoritenin çabalarını farkında olan şehir
halkı, Taksim Gezi Parkı ve şehrin merkezinin ranta peşkeş çekilmesine
seyirci kalmak istememektedir. Başbakan’ın Ankara’dan, İstanbul’un en
önemli meydanının nasıl olacağına karar vermeye çalışmasını ve ‘AVM veya
Rezidans’ yapımı diyerek rantçılara teslim etme niyetini reddetmektedir.”

Önemli eylemler kenarda değil merkezde olurAkademisyen Prof. Dr. Ufuk
Uras, Taraf ’a yaptığı açıklamada iktidarın yaşanan olaylardan sorumlu
olduğunu belirterek, “Bence yüzüne gözüne bulaştırdı. O çukura iktidarın
kendisi düştü. Dün gördüm ki metronun önüne kürsü koyulup kolayca 1 Mayıs
meydanda kutlanılabilirdi. Ancak iktidarın sorumluluğu bir yana biz sadece
kendi dertlerimiz üzerinden kendimizi ifade ettiğimiz için hepimizi teker
teker avlıyorlar. Taksim etkinliklerinde kişi olarak çok azız ama bütün
bunlar Taksim’in yayalaştırma projesinin bir parçası. Bu yüzden bir
koordinasyon içerisinde herkesin sorununa kendi sorunumuz gibi
baktığımızda anlam kazanıyor. Grup toplantısında Başbakan, “Avrupa
tarafında ve Avrupa yakasında iki ayrı miting alanı yapıyoruz” derken
aslında Taksim’in bir daha kullanıma açılmayacağını ima etti. Hâlbuki en
yakınımızda Yunanistan’a baktığınız zaman bütün eylemler parlamentonun
hemen yakınında oluyor. Eylemler, merkezi yerlerde kamuoyunu etkilemeye
yönelik yerlerde olur. İktidarı eleştirebiliriz ancak sendikalar da kendi
aralarındaki rekabet, başkalarının sorununu kendi sorunu gibi görmemek
gibi yaklaşımlara sahipler. Son olarak da 1 Mayıs’ta en önemli konu barış
olmalıydı. Ancak barış sözcüğünün de çok fazla telaffuz edilmediğini
gördük.”

Sendikalar Taksim’le ilgilenmediMimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu da
şunları söyledi: “Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs Meydanı olmaktan çıkarılması
için Başbakan bundan beş yıl önce çılgın bir proje başlattı. Çılgın
Projeler adı altında Taksim’in yayalaştırılması için seçim döneminde bir
proje gündeme getirdi. Bu projenin Taksim’in 1 Mayıs alanı olmasına son
vereceğini, bütün değerleri ortadan kaldıracağını söyledik. Bütün
kesimlere de çağrıda bulunduk. Taksim Dayanışması olarak yaptığımız
görüşmelerde sendikalar da vardı. Sadece DİSK bu çalışmalar içerisine
katılmıştı. Projenin iptali için yaptığımız etkinliklere DİSK’ten kısmi
bir katılım geldi. Bu katılım beklenenin altındaydı. Diğer sendikalar
sürece tamamen ilgisiz kalmıştı. Sendikalar kendi sorunları üzerinden
yaklaştı. Etkinliklere katılmadıkları gibi ilgi de göstermediler. Ancak 1
Mayıs gelince bu konu tartışılmaya başlandı.

Proje ortaya çıkınca tepki vereceğizHak-İş Genel Başkan Yardımcısı Mustafa
Toruntay ise, Taksim’in kimsenin tapulu malı olmadığını vurgulayarak,
“Taksim kimsenin tapulu malı değil. Bu yıl fiziki koşulların durumundan
dolayı bütün konfederasyonlara tebligat yapıldı. Temsili olarak bütün
gruplara izin verildi. Dolayısı ile biz arkadaşlarımızı daha fazla mağdur
etmemek için polisle çatışmaya girmemek için, gaz bombalarına sebebiyet
verilmemesi için aldığımız kararı uyguladık. Taksim’de yapılacak olan bir
AVM’yi elbette biz doğru bulmuyoruz. Ancak burada hangi usullerle ne
yapılacağı ortaya çıktığı zaman gerekli tepkimizi ortaya koyarız. Şu anda
şehrin göbeğine koca AVM yapılmasını doğru bulmuyoruz. Ayrıca 1 Mayıs’ın
burada kutlanması başka bir şeydir. AVM, iş merkezlerinin dikilmesi yeni
çıkan bir-iki günlük bir olaydır” dedi.
 



 
Taksimplatform.org © 2012. Tüm hakları saklıdır. powered by sinapsiletisim